iskilipli atıf hoca kimdir

31 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Genel

 

İskilipli Atıf Hoca,

Türk din adamı (d. 1875 / 1876 – ö. 1926)
Şapka Kanununa muhalefetten İstiklal Mahkemelerinde yargılanarak 4 Şubat 1926 tarihinde idam edildi. Hayatını anlatan bir film[1] çekilmiştir. Frenk Mukallitliği ve Şapka isimli bir eseri vardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarının sembol yazarlarından Şevket Süreyya Aydemir, Suyu Arayan Adam kitabında kendisinden bahseder ve haksız yere öldürüldüğünü savunur. Devamını oku

İskilipli Atıf Hoca`nın mezarı bulundu

24 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Genel

Şapka devriminden önce `şapka` ile ilgili yazdığı kitap nedeniyle şapka devriminin ardından idam edilen İskilipli Atıf Hoca`nın kayıp mezarı bulundu.
İskilipli Atıf Hoca defnedildiği sırada orada olan bir görgü şahidinin akrabalarına Hoca`nın mezarının Ankara Mamak`taki eski kabristanında bulunan Garipler Mezarlığı`nda olduğunu söyledi. Yapılan kazıda bulunan İskilipli Atıf Hoca`nın kemikleri DNA karşılaştırılmasına tabi tutuldu. Yapılan DNA testine kemikler ile yeğenlerinin doku örnekleri birbirine uyunca, İskilipli Atıf Hoca`nın mezarı yakınları tarafından alınarak, memleketi Çorum`un İskilip ilçesine defnedildi.OSMANLI DÖNEMİ YAZDIİskilipli Atıf Hoca, 1926 yılında ilk Meclis`in önünde, hakimlik yetkisi olmayanlar tarafından kurulan mahkemede, şapka kanunun çıkmasından önce Osmanlı döneminde yazdığı bir kitap yüzünden idam edilmişti. Asılan Hoca`nın naaşı, akşama kadar etrafa ibret olsun diye de darağacında bırakılmış, daha sonra da naaşı yıkanmadan ve cenaze namazı kılınmadan Mamak Kabristanı`nın kimsesizler kısmına defnedilmişti.

İSKİLİPLİ ATIF HOCA !

24 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Genel

Avrupa’da birkaç ay kalabilme fırsatını elde etmiş ve şöyle-böyle bir yabancı dili hecelemeye başlamış pek çok insan, yapacak başka bir şey kalmamış gibi kendi insanını tezyif etmekte (alaya almakta) ve milletini hakir görmektedir. Bu tür insanların ağzından şu ifadeleri çok duymuşsunuzdur:

Ah, ne kadar geri bir milletmişiz!.. Meğer hayat Batı’daymış… Bizim ülkenin insanları âdetâ canlı cenazeler… Bu yığınların, yaşadıkları çağı yakalamaları mümkün değil… Hele Müslümanlık, o bütün bütün çağdışı… Biz, bu kılık ve kıyafetle varılabilecek yerlerin en yakınına dahi varamayız!.. Dünya başını almış göklerde dolaşırken, bizler bu sıkma başlarla hâlâ yerde yürürken de tökezliyoruz. Milletin yükselip çağıyla hesaplaşması düşünülüyorsa, bu, Batılılaşmadan geçer…” vs…

İşte bu düşünceler, merhametsiz yılların ve karanlık günlerin yabancılaştırdığı derbeder nesillerin düşünceleri ve bir dönemde heder olup (boşa) gitmiş yığınların hezeyanlarıdır (boş konuşmaları). O talihsiz günlerde bu hezeyanlara cevap veren bir başyüce kamet vardır: İskilipli Atıf Hoca. O, “Frenk Mukallitliği (taklitçiliği) ve Şapka” ismiyle yazmış olduğu eseriyle geri kalışımızın gerçek sebepleri üzerinde durarak hakikati haykırmıştır. Ne var ki, hak ve hakikata tahammülü olamayan yarasa ruhlular, sesini soluğunu kesmek için onu sudan bahanelerle idam sehpasına kadar götürmüşlerdir. Şimdi sizleri bu büyük dava adamının ibret dolu hayatıyla başbaşa bırakıyoruz… Devamını oku